Bio / Bilgiler

Welcome to the Official Website of Grup Buhara (since  2006)

Grup Buhara is a modern Turkish World Music Group from Germany.  The Group was founded in autumn 1992. Their first demo Album (Dön Sofi Dön) was released in December 1992. In April 1993 came out their debut Album (Ey Feyzi İlahi) in Germany. Six months later in October 1993, it was released in Turkey too.

Recently on many Websites our names was mentioned with other Albums. But we only released the Album "Ey Feyzi İlahi" so far....    (We have 5 unreleased Albums!)

When you want to contact us you can write in English, German, or Turkish!

Oktay Üstünel

E – Mail :

grupbuhara@yahoo.de

 

 

Resmi Web sitemize hoş geldiniz. (2006 yılından bu yana) Bilerek bilmeyerek yada tavsiye üzerine kapımızı tıklayanların cümlesinden Allah (c.c.) razı olsun.

Grup Buhara 1992 yılının sonbaharında Almanya Frankfurt yakınlarında olan (Dreieich) kasabasında kurulmuştur. Aralık 1992 de (Dön Sofi Dön) Demo Albümünü ve ardından Nisan 1993 de ilk resmi Albümleri (Ey Feyzi İlahi) Almanyada piyasaya sürülmüştür. Ekim 1993 de "Ey Feyzi İlahi" Albümü resmi olarak Türkiye'de yayınlanmıştır. Grup Buhara´nın bestelenmiş lakin bazılarının yalnız altyapıları yapılmış piyasaya sürülmemiş 5 albümleri daha mevcuttur.

Allah´ın Rahmeti, Bereketi, Selamı Peygamber (s.a.v.) Efendimizin şefaati üzerinize olsun.

Oktay Üstünel

 

E – Posta : 
grupbuhara@yahoo.de

 

Önemli Not:

Ağustos 2006 dan itibaren internet sitelerinde dolaşan ve aslında Erkan Mutlu´ya ait olan "Sonsuzluğa Hasret" 1 ve 2 albümlerini Grup Buhara diye kullanan ve pazarlayan bu siteler büyük bir yanlışlık içindeler ve kul hakkını ihlal ediyorlar! Biz Grup Buhara adına böyle albümler çıkarmadık!!

Allah (c.c.) cümlesini ve bizleride ıslah eylesin inşallah. (Amin)

Grup Buhara´nın adı resmen 1993 yılından beri Almanya´nın Frankfurt (Main) kentinde bir Alman noter tarafından üzerimize tescil edilmiştir. "Grup Buhara" ismini kullanan diğer "gruplara" buradan duyurulur !!! 

 

 

"Allah, dilediğini (hak edeni) Nuruna kavuşturur."

Kur'an-ı Kerim / Nur Suresi 35. Ayet Meali

 

"(Resûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir."

Kur'an-ı Kerim / A'raf Suresi 199. Ayet Meali

 

"Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah'ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir."

Kuran-ı Kerim / Hadîd Sûresi 20. Ayet Meali

 

"Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları ancak, gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.

Kuran-ı Kerim / İbrâhîm Sûresi 42. Ayet Meali

 

"O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır."

Kuran-ı Kerim / Furkân Suresi 53. Ayet Meali

 

"Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır."

Kuran-ı Kerim / Rûm Suresi 22. Ayet Meali

 

"Yer yüzündeki bütün ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa, arkasından buna yedi deniz daha ilave edilse, Allah’ın kelimeleri yazmakla tükenmezdi. Şüphesiz ki Allah'ın kudreti herşeye galiptir, Onun her işi hikmet iledir."

Kuran-ı Kerim / Lokmân Suresi 27. Ayet Meali

 

 

 

"Ben İlmi Açlığın içerisine koydum, İnsanlar onu Toklukta arıyorlar."

"Ben Zenginliği Kanaatin içerisine koydum, İnsanlar onu Dünya malında arıyorlar."

"Ben İzzeti Şerefi Kulluğun içerisine koydum, İnsanlar onu Makamda, Mevkide ve Ümera (Yöneticiler) Kapısında arıyorlar."

"Ben Lezzeti zevki ve rahatı Cennetin içerisine koydum. İnsanlar onu Dünyada Arıyorlar."

 Hadis-i Kudsi

 

 

"Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran."

Hadis- i Şerif

 

"Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n) (kusurunu) örter."

Hadis- i Şerif

 

"Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz."

Hadis- i Şerif

 

"Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır."

Hadis- i Şerif

 

"Bizi aldatan bizden değildir."

Hadis- i Şerif

 

 

Dostun, Düşmanına Muhabbet Besleyip Ona Boyun Eğerse! Bil ki Sana Karşı Düşmanlıkta Birleşmişlerdir.

(İmam-ı Şâfii) (k.s.) (767 - 820)

 

"Dünya hissi yere ahiret hisside göklere merdivendir"

"Maksada sabırla erişilir, aceleyle değil! Sabret, doğrusunu Allah daha iyi bilir." 

"Kendi benzeri ile uçar gider her kuş. Güvercine güvercin Şahine şahin kuş."

(Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî) (k.s.) (1207 - 1273) 

 

"Duan her zaman duyulur ama, ihtiyacın kadar verilir. Sonrası öteki aleme kalır. İhtimal ki her arzunun bu alemde yerine gelmeyişi bir hikmet icabı ve senin hayrına olmaktadır. Sonra, her olan şey, Allah’ın (c.c.) kaza ve kaderine uygundur.

Arzun yerine gelmeyince Hakk’ı (c.c.) itham etme!.. Kabul olmadı diye ümitsizliğe düşme!.. Daima dua et. Kârın olmasa bile zarar da etmezsin. Hemen olmasa bile, bir zaman sonra olur. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyruluyor:

- “Kıyamet günü hesap defterinde insan, yaptığı ibadet haricinde bir çok iyilik bulur. Bunları bilemez, sorar, ona şöyle denir: ‘Bunlar dünyada Kabul olmayan dualarının karşılığıdır. Kader-i İlahi icabı orada yerine getirilmedi fakat sana mükafat olarak burada veriliyor’.”

 

"Allah’ın (c.c.) emri dışında kimseden bir şey alma. Yine O’nun (c.c.) emri dışında kimseye bir şey verme. Kendi hevesine kapılıp çeşitli işler yapma. Kendine bu kadar fazla güvenme. Allah’a (c.c.) güven. Mağrur olma. Sonra senden daha şerli kimseleri başına bela eder. Her şeye hakkını ver. Zalim olma. Zalim Allah’ı (c.c.) aldatamaz. Kahrından kurtulamaz. Hakk Teala (c.c.) şöyle buyurdu:

- “Biz, zalimleri birbirine düşürürüz.”

Allah’ın (c.c.) emri kat’i, askerleri kuvvetli, saltanatı sonsuzdur. Her emri, istisnasız yerine gelir. Bunlara iyice inan. Böyle bir padişahın mülkünde yaşadığını bil. O’nun (c.c.) mülkü devam eder. İlmi, bütün kainatı kuşatmıştır. Hükmü her yerde geçer. Her yaptığı işte adalet vardır. Ne yerde, ne de gökte O’ndan (c.c.) saklanan bir şey olmaz. Hiçbir zalimin kötülüğü yanına kalmaz. İnsanın kendi mevhum varlığını ortaya atması da bir zulümdür. Allah’ı (c.c.) bırakıp mahluka güvenmek de şirk olur. Nefsini ve halkı bırak yalnız Allah’a (c.c.) kul ol. Şirkin (Allaha ortak koşmak) büyük zulüm olduğunu Allah-ü Teala (c.c.), şu Ayet-i Kerimelerle bize haber verir.

- “Şirk koşma, şirk büyük zulümdur.”

- “Allah (c.c.) şirki bağışlamaz. Ondan gayrı her günahı isterse affeder.”

(Seyyid Abdülkadir Geylani) (k.s.) (1077 – 1166)